Kas 25

Cesare Beccaria ÅŸunları söylüyor: “Bir cezanın, bir ya da birden çok kiÅŸi tarafından bir yurttaÅŸa karşı uygulanan kaba bir güç, ÅŸiddet olmaması ve sayılmaması için, her ÅŸeyden önce kesinlikle herkese açık, çabuk, kaçınılmaz, belli koÅŸullarda olabilir yaptırımların en ılımlısı ve en azı, suçların ağırlığıyla orantılı ve yasalar tarafından belirlenmiÅŸ bulunması zorunludur.

Sami Selçuk tarafından İtalyancadan çevrilen “Suçlar ve Cezalar Hakkında” isimli kitap, İmge Kitapevi tarafından yayımlanmıştır.

Kas 21

Sansür İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 3. ve 8. maddeleri 23 Kasım 2007 tarihi itibariyle yürürlüğe girecektir.

Kanunun 3. maddesini incelediğimizde, içerik, yer ve erişim sağlayıcıları hakkında bilgilerin uygun ve güncel şekilde açıklanması zorunluluğunu görmekteyiz. Kanundaki tanımlara göre

Erişim sağlayıcı: Kullanıcılarına internet ortamına erişim olanağı sağlayan her türlü gerçek veya tüzel kişileri,

İçerik sağlayıcı: İnternet ortamı üzerinden kullanıcılara sunulan her türlü bilgi veya veriyi üreten, değiştiren ve sağlayan gerçek veya tüzel kişileri,

Yer sağlayıcı: Hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten gerçek veya tüzel kişileri,
ifade eder.

Yine, 23 Kasım 2007 tarihinde yürürlüğe girecek olan 8. maddede gösterilmiÅŸ bulunan katalog suçlar hakkında YETERLİ ŞÜPHE olması durumunda eriÅŸimin engellenmesi kararının verileceÄŸi belirtilmiÅŸtir. SoruÅŸturma evresinde hakim, kovuÅŸturma evresinde mahkeme tarafından verilecek bu karar bir koruma tedbiridir. Dolayısıyla bu karara itiraz, CMK’daki koruma tedbirlerine itiraz usulünce yapılır. Katalog olarak öngörülen suçlar ÅŸu ÅŸekildedir;

a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;

1) İntihara yönlendirme (madde 84),
2) Çocukların cinsel istismarı (madde 103, birinci fıkra),
3) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190),
4) Sağlık için tehlikeli madde temini (madde 194),
5) Müstehcenlik (madde 226),
6) FuhuÅŸ (madde 227),
7) Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (madde 228),
suçları.

b) 25/7/1951 tarihli ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda yer alan suçlar.

Hukuki NET’te konu hakkındaki forumu izlemek için tıklayınız.

Tags: , , ,

Kas 19

Saygıdeğer üyelerimiz,

Yönetim olarak, hem sosyal kimliÄŸimizin bizlere yüklediÄŸi sorumluluÄŸu yerine getirmek hem de sitemizdeki üyelerimizle tanışma, kaynaÅŸma imkanı yaratmak için yeni bir projeye imza atma düşüncesindeyiz. Yeni projemiz “Hukuki.Net Ormanı” oluÅŸturmaktır. Söz konusu proje henüz ön hazırlık aÅŸamasında olup, katılımcı sayısına göre ÅŸekillenecektir. Projemiz hayata geçirilirse;

1. Hukuki.Net Ormanı olarak temin edilecek arazide belirli bir tarihte, katılımcı üyelerimizle birlikte fidanlar dikilecek, böylelikle hem vatandaş olarak sorumluluğumuzu yerine getirmiş olmanın vereceği huzuru, hem de site yönetimi ve üyelerinin tanışıp kaynaşmasının vereceği mutluluğu hep birlikte paylaşmış olacağız.

2. Arazinin büyüklüğü ve fiziksel koşulları imkan verir ve üyelerimizden de talep gelirse, belirli aralıklarla (Örn: Yılda 1 kez) fidan dikme etkinliğimiz yinelenebilecektir.

3. Gelecek nesillere güzel şeyler bırakmış olmanın onurunu da yine hep birlikte bu çatı altında paylaşıyor olacağız. Kimbilir belki de daha ileride ormanımızda piknik, gezi gibi çeşitli etkinlikler de düzenleyebiliriz.

Yukarıda dile getirdiğimiz üzere bu proje henüz netlik kazanmadı, ön hazırlık aşamasındayız ve bu aşamada sizlerin desteğine ihtiyacımız bulunmaktadır. Bu etkinliğe katılmak isteyen üyelerimiz, isimlerini bu konunun altına eklerlerse katılımcı sayısına göre hazırlık aşamasına geçilecektir.

Projemiz ile ilgili öneri, soru ve eleştirilerinizi de linkinden yöneltebilirsiniz.

Sayıgılarımızla.

Hukuki.Net Yönetimi

Kas 19

Binlerce yıllık geçmişi olan avukatlığın günümüze kadar uzanan süreci içinde değişik tanımlar yapılmıştır.
Disiplininin sertliÄŸi ile ün kazanmış ve her söylevini “Kartaca ortadan kaldırılmalıdır” tümcesi ile bitiren Caton avukatı, “KonuÅŸmasını, inandırmasını bilen namuslu adam” olarak tanımlamıştır.
Rönesansta avukat, “yumuÅŸak, sakin, Tanrıdan korkan, hakikatı ve adaleti seven” kiÅŸi olarak tanımlandı.
Fransız Akademik Lugat’ı Avukatı, “adalet huzurunda davaların müdafaasını kendisine meslek olarak edinen kiÅŸi” olarak tanımlamaktadır.
Lande, avukatı “kaba gücün yerine merhameti, adaleti, hakkaniyeti koyan, insanoÄŸluna diÄŸerlerinin hakkına, mülkiyetine, hürriyetine saygıyı, vicdan, ifade ve toplanma özgürlüğünü öğreten, yoksulun, mazlumun dul ve yetimin savunucusu” olarak tanımlamaktadır.
1924 tarihli 460 sayılı Muhamat Yasası, 1. maddesinde avukatı “Bilimum hukuki meselelerde baÅŸvuranlara sözlü ve yazılı görüş bildiren, dilekçe veren, her nevi evrakı düzenleyip mahkemelerele hakemler ve tüm daire ve meclisler huzurunda gerçek ve tüzel kiÅŸilere ait hukuku vekaleten takip ve dava ve savunmayı meslek edinenler” olarak tanımlamıştır.