Kas 22

Aslında yazının başlığını “Okumama alışkanlığı üzerine bir kritik” şeklinde yapmayı planlasam da özendirmemiz gereken şeyin “okuma alışkanlığı” olması nedeniyle başlığı “Okuma alışkanlığı üzerine bir değerlendirme” şeklinde son anda değiştirdim.

Evet konumuz okuma, okumama değil. Zira okumamaktan şikayetçiyiz. Okumama alışkanlığı günlük hayatımızda, hukuki işlemlerde ve hatta her yerde en büyük zaafımız.

Bunların en önemlisi; Sözleşme imzalarken okumama: Kredi sözleşmesi yaparken okumayız, imza atarız. Kapıdan alışveriş malzemesi satanlardan mal alır, bilinçsiz tüketici misali sözleşmeyi okumadan imzalarız. Devlet ile ilgili dahi olsa, abone sözleşmelerini asla okumaz imzayı atıveririz.

Hep şunu düşünmüşümdür; Okumamaya neden olan hangisi veyahut hangileri?

  1. Kendine güven duymaktan ,
  2. Karşısına güven duymaktan ,
  3. Üşengeçlikten,
  4. Bilgisizlikten… 

Başka bir alternatif bulamadığım okumama alışkanlığı nedenleri bir yana okumama alışkanlığından Hukuki Net olarak biz de çok muzdaripiz. Siteye üye olurken yapılan kayıt sözleşmesinde, hatta hoşumuza gitmese de kayıt formuna ulaşmak için yaptığımız basit hukuk sınavında dahi kişilere sitemizin kurallarını vurgulamak için herşeyi yapmamıza rağmen sorun çıktığında “aaa ben bunu bilmiyordum, görmedim, okumadım” demeleri bizi üzüyor. Hem toplum bilinci hem de site prensipleri gereğince üzülüyoruz bu okumamalara, körü körüne imza atmalara, tuşlara basmalara…

Site Kayıt sınavında “kimseyi sorularınıza cevap vermeye zorlamayacaksınız” şeklindeki seçeneği kabul etmeyenler formdan başka adrese yönlendiriliyor. Üye adının sonradan değiştirilmeyeceğini kabul etmeyenler, üye adları ve yazdıkları yazıların kamuya açık bilgi haline geleceğini kabul etmeyenler, kısacası kabulü bizim için zorunlu olup da yanlış seçeneği tıklayanların hepsi formdan uzaklaştırılarak başka adrese gönderiliyor.

Buna rağmen, çoğu zaman şuursuzca tüm butonlara basıp bir şekilde üye olmayı başaranlar bir müddet sonra serzenişlerde bulunuyorlar.

Şimdi bazı hatalara değinelim;

1- Benim adımı aratınca hukuki problemlerimle ilgili yazım Hukuki Nette görülüyor, bunu kaldırın,

Cevap: Hayır ne adınızı değiştireceğiz ne de yazınızı… Sözleşmemiz açık, sözleşmeye uymayan sonuçlarına katlanır. Üstelik sadece sözleşme değil, neredeyse sitenin her yerinde bu hususlarda uyarı var. Okumama alışkanlığından vazgeçmek için bir vesile olur belki bu katı tavrımız… Hiç değilse boş kağıda imza atmayacağınızı, hiç değilse sözleşmeleri okumadan kabul etmeyeceğinizi öğrenmiş olacaksınız.

2- Yargıtay içtihatında adım geçmiş, ben avukatım nasıl olur da aslında ben olmayan sanığın adı yargıtay içtihatında ve dolayısıyla hukuk sitesinde olur…

Cevap: Hukukçu olduğunuza göre Yargıtay içtihatının ne olduğunu bilirsiniz. Ülkemizdeki insanların çoğunun ad ve soyadlarının benzer olduğunu da herhalde bilirsiniz. Amacınız bize eziyet etmekse buna müsaade etmeyeceğiz.

3- Bir müvekkilimin karıştığı olaydan dolayı takipsizlik kararı verildi. Ama sitenizdeki haber veya forumlarda adı Adana’dan Mehmet M. diye geçtiğinden müvekkil çok rahatsız, lütfen yazıyı kaldırın…

Cevap: Meslektaşımızsınız, sizi kırmayız. Mehmet M. adını M.M. yaptık. Ama zaten müvekkilinizin adı anlaşılmıyor ki, olsun meslektaş ricası önemlidir… Biz site içeriğinde kişi adlarını kısaltmaya gayret ediyoruz. Her ne kadar başka basın organlarından haber alsak da özellikle isimleri gizlemeye çalışıyoruz. Basın da olsa “bir kişi mahkum olana kadar suçsuzdur” prensibine sıkı sıkıya bağlıyız. Ama 2.no’lu sorundaki gibi, kişi kendi adını siteye veriyorsa bunun sözleşmeden kaynaklandığı farkını da burada tekraren vurgulamak zorundayız.

4- İmla kuralları: Okumama alışkanlığı olan tabii ki düzgün yazamaz. Her yerde lütfen Türkçe imla kurallarına uyun uyarısı ve ricasına rağmen, malesef hukukçuların bir kısmı da dahil olmak üzere; a) Cümleye küçük harfle başlıyor  b) Noktalama işaretleri bilinmiyor c) Q,W,X gibi internet terimleri veya  teknik terimler dışında kullanılmaması gereken harfler kullanılıyor d) Sokak ağzı ile ediyom, gidiyooo, sevincem, gitçem … yazılıyor…

5) Bir hukukçu (avukat) destek masamıza şunu yazıyor: Sözleşmenizde xx puntodan küçük yazılar var, bu tüketici haklarına aykırı ve geçersiz…

Cevap: Hukuki Net bir şey satmıyor, ticaret yapmıyor, hukuki bilgi veriyor. Üyesi de tüketici değil, sözleşmenin bir tarafı. Borçlar hukukunu ilgilendiren bu durumlarda kanun ve adaba aykırı olmamak şartı ile önce özel sözleşmeye sonra Borçlar Kanunu’na bakılır. Bilmez misin? 

Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Oysa yabancı bir çok siteye bakıyorum. İmla kuralları açısından genellikle; Tipografik hatalar dışında düzgün yazmaya çalışıyorlar, düzgün cevaplar alıyorlar. Oysa biz belki de interneti en azından interneti hala çocuk oyuncağı sandığımızdan, belki de nasılsa sanal ortam, saçmala gitsin, deşarj ol mantığı ile yazdığımızdan ortaya anlamsız, Türkçe katili ve en kötüsü aradan zaman geçip de benzer bilgi lazım olduğunda kirletmiş olduğumuz interneti görünce siz de “lütfen okuyun, anlayın, özen gösterin” diyeceksiniz.

Bu bağlamda 24.Kasım Öğretmenler Gününü kutluyor, Sevgili Öğretmenlerimize yukarıda bahsettiğim hususlarda büyük görevler düştüğünü hatırlatmak istiyoruz. Çünkü biz Hukuk Fakültesini bitirmiş bir avukata veya lise öğrencisine imla kurallarını öğretmek konusunda büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Ağaç yaşken eğilir. (eyilir değil !).

İmzaladıkları sözleşmeyi gözardı edenlere, kurallarımıza uymaksızın yazı yazanlara ve hatta kasıltlı bir biçimde sözleşmeden dönme (rücu) eğiliminde olanlara hep şunu haykırmak istedim;

Sana cevap yazmayacağım! Çünkü sen okumuyorsun, okusan da okuduğunu anlamıyorsun, okumadığın için yazamıyorsun, bu durumda sana cevap verirsem ya okumayacaksın ya da anlamayacaksın, O zaman neden sana cevap yazayım? Nasılsa okuman da yazman da yok!

Admin…

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , ,

Eyl 25

Teknolojinin nimetlerini kadar teknolojinin cilvelerini de tanıyoruz.

Herşey 14.Eylül tarihinde falcon34 adlı üyenin siteye 3 test sorusu sorması ile başladı. Başlangıçta masum bu 3 soru, daha sonra Basının da araştırmadan yazması nedeniyle oldukça infiale neden oldu.

Basında çıkan haber özetle şöyle:

EMNİYET Genel Müdürlüğü’nün düzenlediği ‘Komiser Yardımcılığı Kursu Sınavı’nın sorularından 3′ünün sınav başlamadan 1 saat önce kitapçıktaki sıralamayla aynı olarak bir hukuk sitesinde yer aldığı ortaya çıktı.14 Eylül pazar günü saat 10.00′da yurt genelindeki il merkezlerinde, Milli Eğitim Bakanlığı’nca belirlenen okullarda yapılan ‘Komiser Yardımcılığı Kursu Sınavı’nda, Türk Ceza Kanunu, ceza mahkemesi, anayasa, meslek mevzuatı, insan hakları, inkılap tarihi ve genel kültür alanında toplam 100 soru soruldu. 2 saat süren sınav sonrası çözdükleri soruların cevaplarını sorgulamak için hukuk sitesine başvuran polisler, kitapçıktaki 3 sorunun sınavdan 1 saat önce kitaptaki sıralamada olduğu gibi, şıkları ile beraber aynı siteye girilerek sorgulandığını görünce şoke oldu.Sınav günü saat 08.56′da ‘Falcon34’ rumuzlu kullanıcının ‘www.hukuksitesi.info’ sitesinde, “3 test sorusunu yanıtlarsanız sevinirim…

Aradan bir müddet sonra bu haberi öğrenir öğrenmez araştırmaya giriştik. Araştırmalarımızın sonucunda haberi yapan/yayan kişilerin ya kasten ya da bilgisizliklerinin kurbanı olarak, haberin yayınlandığı gerçek saate değil, Hukuki net forumlarından RSS/XML tekniği ile haber çeken www.hukuksitesi.info sitesindeki saate baktıkları anlaşıldı. Oysa haber linkine tıklandığında sınav sorusu olduğu anlaşılan soruların sorulduğu forumun saatinin 15.56 olduğu görüldü. Ve aşağıdaki duyuruyu yaparak infiale son verdik;

Tüm İlgililere ve Kamuoyuna Duyuru:Basın organlarında “Komiserlik sınav soruları www.hukuksitesi.info sitesinde sınavdan önce yayınlandı” şeklinde çıkan haber gerçeği yansıtmamaktadır.

Sorulan soruların Komiserlik sınavı sorusu olduğu belirtilmemiş olmasına ve bu konuda herhangi bir sorumluluğumuz olmamasına rağmen konunun önemine binaen yaptığımız araştırmada tüm hukuk sitelerinden RSS teknolojisiyle otomatik olarak haber çeken www.hukuksitesi.info sitesi saati ile www.hukuki.net sitesi saatinin aynı olmadığı, arada 6-7 saat fark olduğu anlaşılmıştır.
Duyurunun tamamı ve çalındığı sanılan komiserlik sınavı soruları : http://www.hukuki.net/forum/showthread.php?t=44707

www.hukuksitesi.info sitesine baktığımızda forumumuzdan çekilen haberin saati 8.56 idi ancak forum RSS harf sayısı kısıtlamamız nedeniyle soruların tamamı çıkmamış, bir kısmı yer alıyordu. Gerisini görmek için linkte tıklandığı takdirde sitemize geliniyor ve soruların tamamı (3 adet test sorusu) okunabiliyordu. Peki basın o sitede tamamını görmediği soruları nasıl haber yapmıştı? Tabii ki linke tıklayarak… Peki hukuki net linkine tıkladıklarında saatin 15.56 olduğunu neden görmemişlerdi?

Tabi bu arada hukuki.net saatini test etmeye çalışan savcılar, polisler de deneme yazıları yazıyorlar ama her ne hikmetse biraz yukarı bakıp, forumun  eklenme saatinin 15.56 olduğunu göremiyorlar. Sansasyon haberlerine şartlanmış olsalar gerek.

Tüm bunlar bize basınımızın haber yaparken bazen araştırmadan, bazen ihbarcının manevi baskısı altında kalarak panik halde haber yaptığını gösteriyor. Araştırmacı gazeteci diyorlar ya, bir link uzağındaki saati değil, haber olması işine gelen saati kaale alıyor.

EH gazetecilikte kuraldır; Köpek adamı ısırırsa haber olmaz, Adam köpeği ısırırsa haber olur! 

Tags: , , , , , , , , , , ,